Urfa'da eskimeyen gelenek!
Şanlıurfa'da kendine has tadı, yapımı ve dağıtımı olan acı kahve (mırra) ilk içenlerin damağında farklı bir tat bırakıyor.
Editör: Urfa Haber 63
02 Şubat 2022 - 11:17
Arap kentlerinden geldiği söylenen mırra, özellikle Şanlıurfa ve çevresinde içilen geleneksel bir kahve olarak dikkat çekiyor.
Suriye'de çıkan iç savaşın ardından Türkiye'ye sığınana aileler mırra geleneğini yurt geneline yaydı.
Acı kahve (mırra) Arap coğrafyasına özgü, birkaç kez demlenerek hazırlanan bir kahve türü. İsmi, Arapça da acı anlamına gelen mırra Şanlıurfa’da önemli bir yere sahip. Şanlıurfalılar için önemli bir değer olan acı kahve (mırra) acı ve koyu olması nedeniyle ufak fincanlarda tüketiliyor.
DADI ACI AMA MUHABBETİ ŞEKER
Evde düzenlenen yemek ziyafetin ardından gelen konuklara ikram ettiği acı kahve (mırra) geleneğini sürdüren Mehmet Buluktimur," Şanlıurfa oda da ağırlanan misafirlere yemekten sonra mırra ikram ediyoruz dadı acı ama muhabbeti şeker oluyor"dedi.
MIRRANIN HAZIRLANIŞI
Mırranın hazırlanışı şöyle: "Gümgüm (Büyük Cezve) su ile doldurulur, ocağa konur. Su kaynadıktan sonra yarım kilo kahve içine atılır. İki saat kaynadıktan sonra ateşten indirilir. 20 dakikalık süzülmeye bırakılır. Daha sonra tekrar ateşe konur. Yarım kilo kahve daha içine atılır ve tekrar 20 dakika bekletilir. Buna şerbet adı verilir. Şerbet işi bittikten sonra kahve 2 saat daha kaynatılır ve süzülmeye bırakılır. Böylece mırra hazırlanmış olur. Daha sonra mırra isteğe göre termos ve şişelere doldurularak kaldırılır, ihtiyaç halinde küçük cezve içinde ısıtılarak sıcak bir şekilde iki tadımlık ikram edilir".
MIRRA'NIN KISA HİKAYESİ
Urfalı bir mırra ustasının ağzından mırranın hikayesi şöyle anlatılıyor: "Kahvenin Urfa'ya ilk geldiği yıllarda, bulunduğu sohbetlerde kahve diye bir içeceğin kahvehanelerde bulunduğunu duyan bir kişi, şehre geldiğinde Köroğlu Kahvehanesi'ne gitmiş. Kahveci: "Ne içersiniz?" diye sormuş. Adam da Arapça: "Bana bir batman kahve getir" deyince, kahveci adamın kahveyi tanımadığını anlamış. Kahveci cezveyi doldurmuş getirmiş. Adam bunu görünce: "Yahu ben sana bir batman getir dedim sen küçük bir kapla getiriyorsun" demiş. Kahveci de: "Sen bu kahveyi iç diğerlerini hazırlıyorlar" diyerek fincana kahveyi doldurup adama sunmuş. Adam içer içmez yüzünde bir burukluk ifadesi belirmiş. "Nasıl buldunuz?" demiş kahveci. Adam kahveye yabancı olmasına rağmen Arapça çok güzel bir söz söylemiş: "Ye lon mi hi şerıp tel ırcel le çen gılıt mırra" (Bunu er kişiler içmeseydi belki ben buna 'mırra' (acı) derdim.)" Adam burada "mırra" (acı) kelimesini istemeyerek kullandığını ifade etmiş ki, kahveci alınmasın ve diğer içenlere hakaret olmasın. Bunun için "mırra" sözcüğü acı kahve anlamında kullanıla gelmiştir. Ve gerçekten acımsı bir tadı olduğu için mırra az miktarda ikram edilmektedir
Suriye'de çıkan iç savaşın ardından Türkiye'ye sığınana aileler mırra geleneğini yurt geneline yaydı.
Acı kahve (mırra) Arap coğrafyasına özgü, birkaç kez demlenerek hazırlanan bir kahve türü. İsmi, Arapça da acı anlamına gelen mırra Şanlıurfa’da önemli bir yere sahip. Şanlıurfalılar için önemli bir değer olan acı kahve (mırra) acı ve koyu olması nedeniyle ufak fincanlarda tüketiliyor.
DADI ACI AMA MUHABBETİ ŞEKER
Evde düzenlenen yemek ziyafetin ardından gelen konuklara ikram ettiği acı kahve (mırra) geleneğini sürdüren Mehmet Buluktimur," Şanlıurfa oda da ağırlanan misafirlere yemekten sonra mırra ikram ediyoruz dadı acı ama muhabbeti şeker oluyor"dedi.
MIRRANIN HAZIRLANIŞI
Mırranın hazırlanışı şöyle: "Gümgüm (Büyük Cezve) su ile doldurulur, ocağa konur. Su kaynadıktan sonra yarım kilo kahve içine atılır. İki saat kaynadıktan sonra ateşten indirilir. 20 dakikalık süzülmeye bırakılır. Daha sonra tekrar ateşe konur. Yarım kilo kahve daha içine atılır ve tekrar 20 dakika bekletilir. Buna şerbet adı verilir. Şerbet işi bittikten sonra kahve 2 saat daha kaynatılır ve süzülmeye bırakılır. Böylece mırra hazırlanmış olur. Daha sonra mırra isteğe göre termos ve şişelere doldurularak kaldırılır, ihtiyaç halinde küçük cezve içinde ısıtılarak sıcak bir şekilde iki tadımlık ikram edilir".
MIRRA'NIN KISA HİKAYESİ
Urfalı bir mırra ustasının ağzından mırranın hikayesi şöyle anlatılıyor: "Kahvenin Urfa'ya ilk geldiği yıllarda, bulunduğu sohbetlerde kahve diye bir içeceğin kahvehanelerde bulunduğunu duyan bir kişi, şehre geldiğinde Köroğlu Kahvehanesi'ne gitmiş. Kahveci: "Ne içersiniz?" diye sormuş. Adam da Arapça: "Bana bir batman kahve getir" deyince, kahveci adamın kahveyi tanımadığını anlamış. Kahveci cezveyi doldurmuş getirmiş. Adam bunu görünce: "Yahu ben sana bir batman getir dedim sen küçük bir kapla getiriyorsun" demiş. Kahveci de: "Sen bu kahveyi iç diğerlerini hazırlıyorlar" diyerek fincana kahveyi doldurup adama sunmuş. Adam içer içmez yüzünde bir burukluk ifadesi belirmiş. "Nasıl buldunuz?" demiş kahveci. Adam kahveye yabancı olmasına rağmen Arapça çok güzel bir söz söylemiş: "Ye lon mi hi şerıp tel ırcel le çen gılıt mırra" (Bunu er kişiler içmeseydi belki ben buna 'mırra' (acı) derdim.)" Adam burada "mırra" (acı) kelimesini istemeyerek kullandığını ifade etmiş ki, kahveci alınmasın ve diğer içenlere hakaret olmasın. Bunun için "mırra" sözcüğü acı kahve anlamında kullanıla gelmiştir. Ve gerçekten acımsı bir tadı olduğu için mırra az miktarda ikram edilmektedir
Bu haber 1117 defa okunmuştur.






YORUMLAR