Şanlıurfa'da 15 Gün İçinde Yağış Olmazsa Hububat Zarar Görecek

Tarımın başkenti ve Türkiye’nin tahıl ambarı olarak bilinen Şanlıurfa’da kış aylarında yağışların düşmemesi çiftçiyi korkuturken, Harran Üniversitesi Ziraat Fakültesi Toprak Bölümü Öğretim Üyesi Doç.Dr. Ali Rıza Öztürkmen ise Şanlıurfa’ya 15 gün içinde yağış düşmezse kuru tarımda büyük bir hububat zararının yaşanacağını kaydetti.

Şanlıurfa'da 15 Gün İçinde Yağış Olmazsa Hububat Zarar Görecek
Editör: Urfa Haber 63
09 Ocak 2021 - 11:07 - Güncelleme: 09 Ocak 2021 - 11:13
Ülke genelinde kış aylarında yağışın düşmemesi kuraklık tehlikesinin de gittikçe büyümesine neden oluyor. Birçok ilde azalan yağış doğanın dengesini bozarken,  bu yıl yağış almayan iller arasında Şanlıurfa’da yer alıyor. Tarımın başkenti olarak nitelendirilen Şanlıurfa’da yağışların olmaması en çok çiftçiler için tehlike oluşturuyor. Suruç ve Harran Ovasında arazilerde sulu tarım yapılmaya başlanırken, kuru tarım arazilerinde yağmurun yağmaması sonucu büyük bir zarar ile karşılanacağı bekleniyor.
Harran Üniversitesi Ziraat Fakültesi Toprak Bölümü Öğretim Üyesi Doç.Dr. Ali Rıza Öztürkmen, Şanlıurfa’ya düşen yağış miktarı verilerini paylaşarak, ilerleyen süreçlerde yağışın olmadığı durumlarda barajlardaki su seviyesinin gittikçe azalacağına ve  tarım arazilerinden verim  alınamayacağına  dikkat çekerek, su kullanımına karşı uyarıda bulundu.
“SU MİKTARI HIZLA AZALMAKTADIR”
Harran Üniversitesi Ziraat Fakültesi Toprak Bölümü Öğretim Üyesi Doç.Dr. Ali Rıza Öztürkmen, Ülkemizde su belirli bir miktar olarak devamlı korunmaktadır. İnsanlar suyu sadece kendisi kirleterek azaltmaktadır. Fakat son zamanlarda gerek küresel ısınma adını verdiğimiz afetler gerekse insaoğunun doğaya müdahale ederek, dünyadaki su miktarı hızla azalmaktadır. Ülkemizde de bu hızlı artış daha fazla olmaktadır. Çünkü biz doğayı ısıttığımız müddetçe doğadaki su kaybolacaktır. Bugün bakıldığında betonun olduğu yerde sıcaklık tarlaya göre toprağa göre, 8 derece daha fazladır. Betonlaşan alanlarda su miktarının gittikçe azaldığı bilim adamlarınca ispatlanmış bulunmaktadır. Türkiye’nin su rezervi 122 milyar metre küptür. Bu miktar gerek yer altı, gerek yağışlar, gerekse tatlı su kaynakları karşılamaktadır. Son zamanlarda küresel ısınmaya bağlı olarak veya tarım arazilerindeki betonlaşmadan dolayı büyük miktarda sularda azalmalar ve yağışlarda meydana geliyor.
“ ŞANLIURFA’DA YAĞIŞ MİKTARI DÜŞTÜ”
Şanlıurfa’da 2018 yılı yağış miktarı 875 milimetreyken,2019 yılında bu rakam 200 milimetreye düştüğünü belirten Öztürkmen, “Biz şuana kadar tarım takvimiyle konuşuyoruz. Şanlıurfa Ekim ayından bu yana 100 milimetre yağış almış bulunmaktadır. Önümüzdeki on güne kadarda herhangi bir yağış beklenilmiyor. Yıllar önce Rio zirvesi yapıldı ve bu zirvede Türkiye’nin bulunduğu kuşak için bir kuraklığın meydana geleceği söylendi. Hatta ilerleyen zamanlarda tam çölleşeceği söylendi. Yapılan bu uyarılara rağmen biz hala kendimizi dünyanın en çok su sahibi olan ülke zannediyoruz. Dünyada bir insana düşen su miktarı 500 metre küp ise o ülkedeki su miktarı yeterlidir. Ülkemizde ise bu su miktarı 1410 metre küptür aslında biz bu miktara baktığımız zaman su bakımından zengin bir ülke değiliz. Hele de böyle yağışların az olduğu dönemlerde bu rakam yetersizdir” sözlerine yer verdi.
“ŞANLIURFA’DA 15 GÜN İÇİNDE YAĞIŞ OLMAZSA BÜYÜK HUBUBAT ZARARI OLACAKTIR”
Şanlıurfa’nın tarım arazilerinde inceleme yaptığını ve toprak arazilerinde kurumaların meydana geldiğini kaydeden Ali Rıza Öztürkmen, şu sözlere dikkat çekti: “Normal koşullar altında arpa, buğday ve mercimek ekimi yapılmış. Bu dönemlerde bu ekinlerin yeşermeler meydana gelir ama ne yazık ki gördüğüm kadarıyla bu çıkışlarda suyun olmamasında ötürü büyük miktarda kurumalar var. Şanlıurfa çok farklı bir yer tarımında başkenti niteliğinde en büyük şansımız yanı başımızda Atatürk Barajının olmasıdır. Yaklaşık bir haftadır yağışın olmamasından dolayı baraj suyuyla arazileri de sulu tarım yapılmaya başlandı. Belki bu geçici bir durumda olabilir. Ancak kuru tarım arazisi olan yerler hakikaten şuanda çok kötü durumdadır. Yağışların gelmesinden ümitliyiz ancak, eğer 15 gün içerisinde yağış olmasa kuru tarım arazilerinde büyük bir hububat zararı olacaktır diye korkuyoruz” şeklinde konuştu.
“SUYUN KIYMETİ BİLİNMEDİĞİ TAKDİRDE BÜYÜK KRİZLER BİZİ BEKLEYECEKTİR”
 Bu mevsim için gerekli yağış olmazsa bu bitkilerde herhangi bir gelişme olmayacağını ileri süren Öztürkmen, ilerleyen süreçlerde yağış olsa dahi bu bitkilere bir fayda sağlayamayacağını söyledi.  Öztürkmen, “ Biz ilerleyen zamanlarda bu günleri arayacağız hatta 2021 yılında 100 milimetre yağışın olduğuna dahi şaşıracağız. Bunların çözü yine bizim elimizde doğayı bir an önce korumamız gerekiyor. Tarım arazilerini betonlaştırmamız lazım. Su kullanımı için ben yıllardır okullarda konferans veriyorum. Su dünyadaki en kıymetli şeydir. Bize hep söylerlerdi bir litre su bir litre yakıtla eş değer olacaktır. Bunu çok beklememize gerek yok. Suyun kıymetini her an anlamak gerekiyor. Buradan vatandaşlarımıza söylüyorum lütfen suyun kıymetini bilelim. Bilmediğimiz takdirde gelecekte bizi büyük bir kriz bekliyor.  Yağışların her yıl düzensiz olmasının nedeni doğaya yaptığımız müdahalelerden dolayı yaşanıyor. Bugün Harran Ovasına baktığımız zaman dünyanın en büyük tarım merkezlerinden olan bir yerdir. Biz kalkıp bu arazilere beton evler yaptık. Bu betonlar tarım arazilerini yok ettiği gibi doğanın dengesine de zarar verdi. Bizim doğayı korumamız için bunların önüne geçmemiz gerekiyor” ifadelerini kullandı.
 “GEÇEN YIL FISTIK AĞAÇLARI AŞIRI YAĞIŞTAN DOLAYI KURUDU”
Geçtiğimiz yıllarda Şanlıurfa’ya düşen yağış miktarıyla Karadeniz bölgesini geçtiğini belirten Ziraat Fakültesi Toprak Bölümü Öğretim Üyesi Doç.Dr. Ali Rıza Öztürkmen, “ Şanlıurfa’da yetişen fıstık ağaçları ise suya dayanıklı bir ağaç türü değildir. Geçen yıl yağışların fazla olması nedeni ile bir fıstık ağaçlarında kurumalar meydana geldi. Bunun nendi ise doğayla oynadığımızdan dolayı yaşanıyor.  Şunda bazı illerimizde örneğin Konya’da su olmadığı için çiftçiler perişan durumdadır. Burada en azında barajdan gelen su ile tarım yapılabiliyor. Şunada barajların doluluk oranında düşük görünüyor. Eğer doğuda kar yağışı olmaza barajlarda bu sulardan beslenmese ne yazık ki bahar aylarında belki Harran Ovasına su verilmeyebilir. Bundan dolayı da suyun kıymetini bilmemiz gerekiyor. Çiftçilerimize en büyük tavsiyem az su ile tarım yapmaları gerekiyor. Artık Suruç ve Harran Ovasında ne kadar az su kullanırsak bizim için daha faydalı olur. Çünkü çok su çok ürün getirmiyor. Bu düşünce yanlıştır. Şanlıurfa’da da düzelmeler olsa da hala bilinçsiz sulamanın yapıldığı yerler vardır. Bugün Harran Ovasına verilen su miktarı Sakarya nehri kadardır. Bundan dolayı elimizde bulunan suyun kıymetini bilmemiz gerekiyor” dedi.
ŞANLIURFA’YA DÜŞEN YAĞIŞ MİKTARI NE KADAR?
“Şanlıurfa’da iki yıl öncesine baktığımız zaman ani 2018-2019 tarım yıllarında 175 bin milimetre yağış düştü. Ekim ayından Ocak ayına kadar 275 milimetre yağış düştü. 2019-2020 yılında Şanlıurfa 600 kilogram yağış almıştı ve tarımda hiçbir problemler yoktu. Bu yıla baktığımız zaman kurak bir yıl geçireceğimiz görülüyor. Yani geçen yılın yarısı kadar bir yağış düşmüş durumdadır. Bu durumda kuru tarım arazilerinde büyük bir problem meydana gelebilir. Bundan dolayı suyu ve tarım arazilerini iyi kullanmamız gerekiyor. Bunların kıymetini bildiğimiz zaman geleceğimize de sahip çıkmış olacağız”
 
Bu haber 1249 defa okunmuştur.

YORUMLAR

  • 0 Yorum