HRÜ Hastanesi'nde Organ Bağışı Vurgusu
Harran Üniversitesi Hastanesinde düzenlenen eğitim programında beyin ölümü ve organ bağışı konusunda farkındalık mesajı verildi. Hekimler, beyin ölümü tanısının belirlenmiş tıbbi kriterler doğrultusunda titizlikle konulduğunu vurgularken, organ bağışının nakil bekleyen hastalar için hayati önem taşıdığına dikkat çekti.
Editör: Urfa Haber 63
21 Eylül 2026 - 10:29
Harran Üniversitesi Hastanesi Nöroloji Anabilim Dalı Dr. Öğr. Üyesi Adalet Göçmen, beyin ölümünün, beyin, beyin sapı ve beyinciğin tüm işlevlerinin kalıcı ve geri dönüşümsüz olarak sona ermesi olduğunu söyledi.
Beyin ölümü tanısının belirlenmiş tıbbi kriterler doğrultusunda kapsamlı bir değerlendirme sonucunda konulduğunu ifade eden Dr. Göçmen, tanı sürecinde öncelikle beyin hasarının nedeninin ortaya konulduğunu ve hasarın geri dönüşümsüz olduğunun değerlendirilmesi gerektiğini belirtti.
Dr. Göçmen, hastanın bilinç durumu, beyin sapı refleksleri ve kendi başına solunum yapıp yapamadığının uzman hekimler tarafından ayrıntılı şekilde değerlendirildiğini aktararak, gerekli durumlarda beyin kan dolaşımını değerlendiren destekleyici testlerden de yararlanıldığını kaydetti.
Tanının kesinleşmesinin ardından hasta yakınlarının doğru ve anlaşılır şekilde bilgilendirilmesinin sürecin önemli bir parçası olduğunu vurgulayan Dr. Göçmen, hasta yakınlarına gerekli desteğin sağlanmasının da büyük önem taşıdığını ifade etti.
ORGAN BAĞIŞI NAKİL BEKLEYEN HASTALAR İÇİN UMUT
Harran Üniversitesi Hastanesi Anesteziyoloji ve Reanimasyon Anabilim Dalı Dr. Öğr. Gör. Melahat Yalçın Solak da organ bağışının, nakil bekleyen hastalar açısından büyük önem taşıdığını belirtti.
Organ bağışının bir insanın başka bir insana bırakabileceği en değerli yaşam miraslarından biri olduğunu dile getiren Dr. Solak, “Bugün organ nakli bekleyen pek çok hasta için bağışlanan bir organ, yeniden nefes almak, ailesine kavuşmak ve hayata devam etmek anlamına geliyor.” dedi.
Toplumda organ bağışı konusunda farkındalığın artırılması gerektiğini vurgulayan Dr. Solak, doğru bilgiye ulaşmanın ve organ bağışı konusunun aile içinde konuşulmasının önemine işaret etti.
Harran Üniversitesi Hastanesi Başhekimi Prof. Dr. İdris Kırhan’ın değerlendirmeleriyle, gerçekleştirilen eğitim programı; organ bağışında hem sağlık çalışanlarına hem de topluma yönelik farkındalığın artırılmasının önemine dikkat çekilmesinin ardından sona erdi.
Beyin ölümü tanısının belirlenmiş tıbbi kriterler doğrultusunda kapsamlı bir değerlendirme sonucunda konulduğunu ifade eden Dr. Göçmen, tanı sürecinde öncelikle beyin hasarının nedeninin ortaya konulduğunu ve hasarın geri dönüşümsüz olduğunun değerlendirilmesi gerektiğini belirtti.
Dr. Göçmen, hastanın bilinç durumu, beyin sapı refleksleri ve kendi başına solunum yapıp yapamadığının uzman hekimler tarafından ayrıntılı şekilde değerlendirildiğini aktararak, gerekli durumlarda beyin kan dolaşımını değerlendiren destekleyici testlerden de yararlanıldığını kaydetti.
Tanının kesinleşmesinin ardından hasta yakınlarının doğru ve anlaşılır şekilde bilgilendirilmesinin sürecin önemli bir parçası olduğunu vurgulayan Dr. Göçmen, hasta yakınlarına gerekli desteğin sağlanmasının da büyük önem taşıdığını ifade etti.
ORGAN BAĞIŞI NAKİL BEKLEYEN HASTALAR İÇİN UMUT
Harran Üniversitesi Hastanesi Anesteziyoloji ve Reanimasyon Anabilim Dalı Dr. Öğr. Gör. Melahat Yalçın Solak da organ bağışının, nakil bekleyen hastalar açısından büyük önem taşıdığını belirtti.
Organ bağışının bir insanın başka bir insana bırakabileceği en değerli yaşam miraslarından biri olduğunu dile getiren Dr. Solak, “Bugün organ nakli bekleyen pek çok hasta için bağışlanan bir organ, yeniden nefes almak, ailesine kavuşmak ve hayata devam etmek anlamına geliyor.” dedi.
Toplumda organ bağışı konusunda farkındalığın artırılması gerektiğini vurgulayan Dr. Solak, doğru bilgiye ulaşmanın ve organ bağışı konusunun aile içinde konuşulmasının önemine işaret etti.
Harran Üniversitesi Hastanesi Başhekimi Prof. Dr. İdris Kırhan’ın değerlendirmeleriyle, gerçekleştirilen eğitim programı; organ bağışında hem sağlık çalışanlarına hem de topluma yönelik farkındalığın artırılmasının önemine dikkat çekilmesinin ardından sona erdi.
Bu haber 69 defa okunmuştur.







YORUMLAR