Suriye Savaşında 24 Bin Çocuk Yaşamını Yitirdi
IHH Şanlıurfa Şubesi, son günlerde İdlib'e yapılan operasyonları protesto etmek için bir araya geldi. yapılan açıklamada Suriye iç savaşı ile birlikte öldürülen çocuk sayısının 24 bine yakın olduğu söylendi.
İHH Şanlıurfa Şubesi son günlerde Esadi, Rusya ve ABD’nin İdlib’e yaptıkları hava ve kara operasyonlarını protesto edip tepki göstermek için öğle Namazı çıkışında Balıklıgöl Platosu içeresinde basın açıklaması yaptı. Çatışmasızlık bölgelerine yapılan operasyonların bir insanlık dramına daha neden olacağını söyleyen IHH Şube Başkanı Behçet Atilla, 22 milyon insanlı bir ülkesinin yarısından fazla evinden olduğunu, yaklaşık 3 milyonunda Türkiye’yeyse sığındığını belirtti.
‘Savaş boyunca 24 bin çocuk öldürüldü’
Konu ile ilgili konuşan IHH Şanlıurfa Şube Başkanı Behçet Atilla, “Reform talepleriyle başlayıp uluslararası güçlerin müdahalesi sonrasında küresel hesaplaşma arenasına dönüşen Suriye’de insani bedel giderek büyüyor. Savaş sırasında uygulanmış olan her türlü şiddet öylesine kanıksandı ki, 7,yılında insani bilanço hakkında verilen rakamlar artık insanların için bir anlam ifade etmez hale dönüştü. Son iki yılda ilan edilmiş olan “çatışmasızlık bölgeleri” ilk anlarda yönelik saldırıları binlerce sivilin ölümü ile sonuçlandı. Suriye iç savaş çatışmalar dolayısıyla ölenler haricinde sadece açlık, hastalık ve benzeri nedenlerden dolayı ölenlerin sayısı ise 70 bin olarak tahmin edilmektedir. İç savaş boyunca öldürülen sivillerin 24 bin tanesi çocuk, 100 bine yakını kadınlardan oluşmaktadır. Savaşa bağlı çeşitli nedenlerden yaralanan insan sayısı 2 milyon civarı. 22 milyon nüfuslu ülkede insanların yarısı evini terk etti. Bunların 6 milyonu ülke içinde idlib gibi güvenli gördüğü yerlere göç ederken, 5 milyonu ise başta Türkiye olmak üzere komşu ülkelere sığındı.” dedi.
‘Türkiye 3 milyon üzerinde Suriyeli ev sahipliği yapıyor’
“Çatışmasızlık bölgelerinin sonuncusu olan İdlib, daha büyük insani krize gebe görülmektedir.” Diyen Behçet Atilla, “Çünkü kent ve çevresi sadece yerel 300 bin nüfuslu değil, savaş nedeniyle ölenin farklı bölgelerinden “güvenli olduğu” için buraya gelen 3 milyon üzerinde mülteciye de ev sahipliği yapmaktadır. Olası bir saldırıda birçok insan ikinci defa durumuna düşeceği gibi, gidecek yerlerinin olmaması da ayrı bir trajedidir. Hal hazırda nüfusun üçte ikisi zaten yardıma muhatça olan İdlib, olası bir rejim saldırısı ardından daha büyük bir insani felaketle karşı karşıya görülmektedir. Daha önce Doğu Guta ve Halep saldırılarında en azından mültecilerin sığınabileceği özgürleştirilmiş yerler vardı. Bu kez mültecilerin böyle bir şansı bulunmamaktadır. Haddinden fazla kalabalık olan bölgede yaşam koşulları yeni bir saldırıya daha da kötüleşecektir. İdlib’de mülteci ailelerin çoğu yoksulluk sınırı altında yaşmakta ve temel ihtiyaçlarını karışılmakta zorlanmaktadır. Gıda, barınak, sağlık ya da eğitim ihtiyaçları gibi temel ihtiyaçların karşılayamayan insanlar, yeni bir saldır halinde hayattan iyice koparılacaklardır.” Diye konuştu.
‘14 sağlık tesisi ile hizmet veriliyor’
“İHH’nın muhacirlere yardımları devam ediyor; Suriye’deki çalışmalarının 10 koordinasyon merkeziyle sürdüren İHH İnsan Yardım Vakfı‘nın kurduğu 6 taşımalık kent ve 27 çadır kentte 150 binden fazla insan yaşıyor.61 fırın,30 mutfak ile mültecilere yemek ulaştırıyor. 35 ücretsiz giyim mağazasıyla mültecilerin ihtiyaçları karşılanıyor. 14 tesisle sağlık hizmetleri veriliyor.1 üniversite, 43 okul öğrencilere eğitim veriyor. Reyhanlı’da inşa edilen Çocuk yaşam merkezinde 990 yetim çocuk kalıyor. Her ay Suriyeli 10 binden fazla yetim çocuğa yardım yapılıyor. İHH insani Yardım Vakfı olarak kısaca 2012 ile 2018 yılları arasında Suriyeli mültecilere 360.605.013 dolar yardımı ulaştırdık.” İfadesini kullandı.
‘Modern Suriye tarihine kara bir leke olarak geçecektir’
“Sonuç olarak vicdanlara çağrımız şudur! İdlib’de yaşanan katliamların büyümesi halinde Halep’ten daha trajik bir sonuca sebep olabilir. Bombardımanın durdurulması ya da siviller tahliyesinden yol açan siyasi bir anlaşmanın sağlanması halinde modern Suriye tarihine kara bir leke olarak geçecektir. Sivillerin sistematik olarak hedef alınması ve öldürülmesini önlemek için başat Türkiye olmak üzere uluslararası camianın harekete geçirilmesi ve duyarlılıkların arttırılması insani bir vazife olarak görülmelidir. Bölgede yaşanana ve planlanan katliamların durdurulması için Türkiye ve dünya kamyonu herekte geçmeye çağırıyor, mazlumlara sahip çıkmaya davete ediyoruz. İdlip’deki kardeşlerimizin yaşadığı sıkıntılara seyirci kalmayıp, bu basın açıklımıza katılarak desek veren hepinize ayr ayrı teşekkür ederiz” şeklinde konuştu.