Şanlıurfa'da 40 yıllık usta isyan etti: "Meslek her geçen gün ölüyor"
Şanlıurfa'nın Eyyübiye ilçesinde yöresel kıyafet dikimi yapan terzi esnafı, azalan siparişler ve artan hayat pahalılığı nedeniyle zor günler geçiriyor. Eskiden bayram ve pamuk sezonunda yoğun mesai yapan ustalar, artık günü kurtarmaya çalışıyor.
Şanlıurfa’nın Eyyübiye ilçesinde yöresel kıyafet dikimi yapan terziler, değişen giyim alışkanlıkları ve artan hayat pahalılığı nedeniyle zor günler geçiriyor. Eskiden bayram öncesi ve pamuk sezonunda yoğun mesai yapan ustalar, artık çoğunlukla düğün sezonunda iş bulabiliyor.
Şanlıurfa’da geçmişten günümüze uzanan yöresel giyim kültürü, kentteki usta terzilerin emeğiyle yaşatılmaya çalışılıyor. Kumaş seçiminden kesime ve dikime kadar büyük özenle hazırlanan geleneksel kıyafetler, geçmiş yıllardaki ilgiyi artık göremiyor. Özellikle ekonomik koşulların ağırlaşmasıyla vatandaşların giyim harcamalarını azaltması, yöresel kıyafet dikimi yapan esnafı da olumsuz etkiliyor.
ESKİDEN BAYRAM ÖNCESİ İŞ YETİŞTİREMİYORLARDI
Geçmişte bayram öncesinde vatandaşların yeni kıyafet diktirmek için terzilerin yolunu tuttuğunu belirten esnaf, bugünlerde aynı yoğunluğun yaşanmadığını ifade ediyor. Özellikle pamuk sezonu sonrası ailelerin ihtiyaçları için birden fazla yöresel kıyafet diktirdiği günlerin geride kaldığını anlatan ustalar, artık siparişlerin büyük ölçüde düğünlerle sınırlı kaldığını söylüyor.
Eskiden yılın belirli dönemlerinde yapılan yoğun mesainin terzilerin uzun süre geçimini sağlamasına yardımcı olduğunu belirten esnaf, günümüzde ise birkaç aylık çalışmanın temel ihtiyaçları karşılamaya bile yetmediğini dile getiriyor.
Haşimiye bölgesinde 40 yıldır terzilik yapan Mehmet Umut, mesleğin giderek gerilediğini belirterek yeni çırakların yetişmemesinden ve işlerin azalmasından yakındı.
“BİR YIL ÇALIŞIYORDUK, ÜÇ AYDA KAZANDIĞIMIZ YETİYORDU”
Haşimiye bölgesinde 40 yıldır yöresel terzilik yapan Mehmet Umut, mesleğe 8-9 yaşlarında çırak olarak başladığını belirterek, “Vallahi meslek her geçen gün ölüyor. Yeni gençler yetişmiyor. Eskisi gibi işler de yok. Sezondan sezona çalışmaya gayret ediyoruz. Artık yöresel kıyafetler daha çok düğünden düğüne, birer takım olarak dikiliyor.
Eskiden pamuk zamanı geldiğinde evin genç kızları, hanımları, kim varsa herkes kendisine birkaç takım kıyafet diktirirdi. Başımızı kaşıyacak vaktimiz olmazdı. Şimdi nerede o eski işler? Artık günü kurtarmaya çalışıyoruz.
Eskiden üç ay çalışıyorduk, kazandığımız para bir yıl boyunca bizi geçindiriyordu. Şimdi ise o üç aylık çalışmayla ancak mutfak masraflarını karşılamaya çalışıyoruz. Onu bile karşılayıp karşılayamayacağımız belli değil.
Hayat pahalılığı çok arttı. İnsanlar boğazından da elbisesinden de benzinden de ayakkabısından da kısıyor. Her şeyden tasarruf etmek zorunda kalıyorlar.
Bu yılın da pek iyi geçeceğini düşünmüyorum. Henüz sezon tam açılmadı ama gidişat pek umut vermiyor. Eskiden pamuk zamanı geldiğinde röportaj yapmak için bizi dışarı çağırırlardı, çünkü işten başımızı kaldıramazdık. Şimdi ise oturup sezonun nasıl geçeceğini bekliyoruz. Mevlam ne eylerse güzel eyle.”